28 Mayıs 2010 Cuma

imkansiz degil

-------------------------------------rustu---------------------



hamit altintop---------sivok-----------ferrari----------koybasi



quaresma------------ernst------------delgado------volkan sen


--------------------------nihat---------bobo------------

yedek kadro


------------------------------onur kivrak----------------------


ekrem(ridvan)--------toraman---------atinc----------uzulmemeli


ozan ipek---------------necip------------fink--------------tello

---------------------------necati-------nobre-----------------

bana soracak olursaniz yukarida yazdigim as kadro sampiyonluga ikinci kadro sampiyonlar ligine ve turkiye kupasina  rahat oynar. toplam 6 transfer yaptim, necati ve hamite herhangi bir bonservis vermedigimden dolayi  transfere 30 milyon euro harcama opsiyonumoldugunu varsayiyorum. elden cikaracagimiz holosko, tabata, zapo, gordondan hepsini yada bir kacini bursaspora  volkan ve ozan karsiligi ustune en fazla 5 milyon euro vererek alabilirsek elimizde 25 milyon euro kaldigini farzedelim.kaldi geriye quaresma ve onur kivrak. Q7 nin 8 milyon civari bir bonservisi var oyle hic forma hesabi, kombine, bjk yuvasini hesaplamiycam kaldi geriye 17 milyon euro onurun turkiyedeki en iyi kaleci oldugunu ve gelecekte dunya capinda bir kaleci olacagini  dusunursek ve buna rustunun en fazla son seneki performansini bir yil daha surdurecegini dusunursek gayet mantikli bir transfer gibi duruyor, hakan arikana hic guvenmedim daha da guvenemem. onurun bir onemli artisida yerli statusunde olmasi, eger onuru alamazsak sinan bolat gayet mantikli duruyor.. kaleciye verecegimiz 3-4 milyon euro arasi bir bonservisle kaldi geriye 13 milyon avro afiyet bal seker olsun, ee bu klupte artik iki uc tane adami satsinda para kazansin herseyi bana birakmayin..

BIR ZAMANLAR

yil 2006 aylardan ekim batuhan ingiliz kluplerinin kiskacinda, hurriyette bos durmuyor batuhani antrenorlerine soruyor buyrun
Antrenörleri Batuhan Karadeniz’i şu sözlerle tanımladı

Beyaz Carew
Şenol Erkuloğlu (BEFAM yöneticisi):
Rusya ile oynanan karşılaşmada attığı gol hala konuşuluyor. Benim gözümde beyaz Carew. Sergen gibi teknik, Gökhan Güleç kadar hızlı.
Ömer Gülen (Antrenör):
Hiçbir antrenmanı aksatmadı. Top tekniğini fiziği ile birleştirip bu kadar rahat oynayan oyuncu yok. Gol atmaktan çok attırmayı seviyor.
Halim Okta (Antrenör):
İyi bir tekniğe ve gol vuruşlarına sahip. Hava toplarında oldukça etkili. Bir santraforda olması gereken özelliklere sahip.
Haluk Duranoğlu (Antrenör):
Mütevazi ve çalışkan. Çok sakin. Gol yollarında çabuk düşünen ve hemen karar verebilen bir özelliğe sahip.
Sami Şenol: (Minik Takım’dan ant.):
Minik takımdayken futbolu ve davranışları ile sahada tam bir lider gibi hareket ediyordu. Uzun boylu olmasına rağmen bileklerini çok iyi kullanıp çalım atıyor.
Sarp Yiğit (Antrenör): Hırslı ve kabiliyetli. Rakip ceza alanına girdiğinde, gol atmadan kendi sahasına dönmez.
haberin tamami icin tiklayin..
ya cok buyuk yalancisiniz yada bu adami 4 senede mahvettiniz.

27 Mayıs 2010 Perşembe

hayatin anlamsizligi

sanirim her insanin hayatinda anlamsiz gecen gunler vardir, buna hic itirazim yok ama bu anlamsiz gunler arka arkaya her gecen gun daha da artarak devam ediyorsa sonunda bikkinligi, bezmisligi de yaninda getiriveriyor. hic bir amacin olmadan yasamak yada sadece bir gunu bekliyerek hayatini idam ettirmek hayatin size yasattigi derin acilarindan biz anlamasakta.. evet suan perisan hissediyorum kendimi, hayatim 3 haziranda ya bombok olucak yada ayni anlamsiz gecen gunlere yenilerini ekliyecegim, bursaspor sampiyon oldu onu bile yazmak icimden gelmedi..anlamsizligin bu kadari, artik tek eglencem olan futboldan bile zevk alamaz oldum, quaresma geliyormus umrumda degil, ernst gitse fenerbahceye bela bile okuyacak halim yok.. yolda giderken aniden onume cikan yayalari arabadan inip tekme tokat dovmek bile istemiyor artik canim, sadece iki kufur edip devam ediyorum hayvani yasamima.. belediye otobuslerini ozledim galiba, o suratsiz soforlerle kavgalarimi hatirliyorumda ne kadar bos sebepler icin birbirimize olmadik seyler soylemisiz.. yazmak istiyorum, ama herseyi..! ona vaktimin olmadigini farkedince birden ellerim yavasliyor, kendime geliyorum, bu yaziyi okuyacak bir insan olsa bile onun benim hakkinda ne dusunecegini merak etmek istiyorum.. bu kadar nedensiz anlamsiz hayata boyle  bos bir yazi yakisir diye dusundum simdi, yazinin herhangi bir mesaji yok, sadece icimden ne gectiyse o an icin onlari yazdim.. canim yine sikildi yazmiyorum..

13 Mayıs 2010 Perşembe

GELECEGIMIZ

seneye su takima necip, ridvan, ernst, ismail, bobo takviyesi yeterde artar bile.. bizde cok Q7 var..

12 Mayıs 2010 Çarşamba

BATUHANIN HISSETTIRDIKLERI

onu henuz 15 yasinda tanidik manchester citynin denemelerine katilmis ve bu zorlu sinavi gecmeyi basarmisti, henuz 15 yasindayken ayni baskanimiz 1 milyon sterlin olarak belirlemisti bonservisini, cokta fazla sey degismemis gecen onca zamanda! herkesin  ondan soz etmeye basladigi zaman 16 yasindayken gaziantep deplasmanindan besiktasi ipten aldigi gun ile baslamistir birdaha durmamacasina. batuhana ilk baktiginizda dev cusseli bir genc gorursunuz fakat o cussesine oranla bilekleri yumusaktir onu degerli kilanda besiktasin A takimina 16 yasinda tasiyanda o kivrak bilekleridir..  o kivrak bileklerine hukmeden beyni davranislarin ayni oranda hukmedememistir.. iki gunden beri dusuncelerimi sabitlemeyi basaramadim,  bir iyi oldu o simarik cocuga diyorum aradan kisa sure gecince ulan yonetim ne yaptin  diyorum.. iki tarafinda sucu var bu gelisen olaylarda.. iste beni istemesemde kahreden budur, serdar ozkan gitsin bir gram uzulmem, dusunmem, cunku 7 sene oldu A takimin  icerisinde hala uzerine birsey koyamamis genc yetenek!  mehmet sedefler, aydin karabulutlar, ibrahimler, okanlar gitti uzulmedim cunku onlarda bir sekilde oynadilar sac bas yoldurdular kapasitelerini gosterdiler.. ama bu simarik cocuk ne zaman oynasa en azindan bir yetenek gorebiliyorsunuz oynadigi maclar iki elin parmaklarini gecmez belki ama bu yaramaz cocuk tam 4 yildir dillerden dusmuyor ustelik besiktas gibi medya fakiri bir takimin oyuncusu olmasi gibi dezavantajina ragmen..Yonetimimiz sagolsun bize krizler nasil yonetilemezi her sene en az iki kere gosteriyor, ihtisas alanlari ise genelde transferlerde oluyor.. fakat batuhan durumu tamanen yonetimden ayriliyor, burada kesinlikle mustafa denizli basrolde, herzaman mustafa hocaya sonuna kadar hak verdim, blogu bes kisi okuyor olsada onlardan savundum.. ihtiyacida yok ya avukatligimiza is olsun bizdekide.. mustafa denizli geldigi sene zaten batuhani kafasinda bitirmisti, batuhanin eskisehire kiralik giderken soyledigi farzedilen (asla kanitlanmamistir) "ben simdi gidiyorum ama dondugumde siz burda olurmusunuz onu bilemem" sozu kariyerini bitirme noktasina getiren sozdur.. sonucta mustafa denizli iyi kotu prensipleri olan bir hoca, onun tek gormek istedigi uyumlu, sorunsuz, kolej havasinda bir takim, zamaninda yazmistim altyapidan bir tane huysuz adam cikarsa o takim kafadan yerliler, yabancilar, altyapidan cikanlar diye uce bolunur diye, iste isin esas can alici noktasi zaten burasi.. sedar ozkan daginik, at gitsin! batuhan simarik, gonder gitsin, seneye necip somurtkan, kovun gitsin!! olaylar aynen bu sekilde gelisti gelisiyor,  bu yonetim oldugu surecede  gelisecek.. mustafa denizlinin eli gecen seneden dolayi cok kuvvetli ve yonetim biliyorki bu sene o olmasa  inonudeki son mac olan manisa macinda alkis yerine kufurlerin, koltuklarin, kufurden salyalarin havada ucusacagini, yonetim gorduki besiktas camiasi gercekten sevinmek icin sevmiyor, bu sadece bir slogan degil besiktas taraftarinin o son zamanlarda  cok moda olan besiktaslilik durusundan kaynaklaniyor. yonetimin kadroya karisamiyacagini az cok hepimiz biliyoruz. 
  peki sonuca gelecek olursak batuhan eskisehire 2.1 milyon euroya gitti.. biz bu adama toplam 2 mac forma sansi vermedik, bunu denizli zaten sezon basinda kafasina koymustu batu gaziantepe gitmeyi reddedince, neden sifonun antalyasina yada rizanin eskisehirine kiralamadik devre arasi? yoksa gol atmasindan, biz gol kisirligi cekerken onun her hafta skora katki yapmasindanmi korktuk, biz bu adami 2 milyona satmayi basari bilenlerin oldugu klubu seviyoruz ne yazikki!  batuhanin sag bacagi etmeyecek adamlara  5 milyondan kapiyi acanlarin kapisinda yatip kalkiyoruz, 1 sezon boyunca 1 gol atan forvete yillik 2.5 milyon euro oduyoruz primleri haric, kovdugumuz antrenore yolluk 8 milyon euro hibe ediyoruz,  ayakta duramayan 10.5 numaralara sayisini uzuntuden, kahirdan yazamiyacagim paralari veriyoruz.... biz ne yapiyoruz nereye gidiyoruz!! biraz silkilenelim kendimize gelelim. batuhanin bir gun tekrar  besiktasa donucem demesini bekliyordum yanit gelmis tamda istedigim gibi.. umarim eskisehire gider kendine iyi bakar ve golleriyle besiktasa geri doner..  biz onu istemesekte o bizim evladimiz icimizden yetismis futbolcumuz, bir yanimiz git derken eminim kalbimizin bir yerleride sizliyor.. iste ben sadece tek bu neden icin kal gitme demek istiyorum batuya, kalbimin uzak yerleri sizladi batu eskisehirde basligini okuyunca..

8 Mayıs 2010 Cumartesi

VAVİEN

Uzun zamandan beri aklımda hep vavien filmini yazmak, bir türlü olmadı bu zamana kadar , ne zaman bilgisayarın karşısından kalksam aklıma sonradan geliyor vavien filmi, bu sefer işi sağlama aldım odamın duvarına küçük bir not yapıştırdım unutmamak için, o küçük not işten eve geldikten sonra işe yaradı zaten unutmamıştım, hani yazılı sınavlar öncesi sıraya yada ufak kağıtlara kopya çekeceğimiz notları yazarız onlarda aklımızda kalır kopya çekmeye gerek kalmaz ya o hesap bendeki de işte.


  Son yıllarda izlediğim en güzel türk filmi diyebilirim kısa bir süre düşününce. Hatta filmi biraz daha övmem gerekirse izlediğim gelmiş geçmiş en iyi 10 türk sinema filmi arasına girer. Zaten kendi kategorisinde bir rakibide yok. Filmin kategorisi siyah komedi biz bu kategoriyi daha çok Coenler’den biliyoruz..çekimlerin tümü tokatta tamamlanmış, filmin yönetmenleri taylan kardeşler, yönetmenlik için genç sayılacak yaşta olmalarına rağmen müthiş bir iş çıkarmayı başarmışlar. Filmin senaryosu engin günaydından. başrolleri engin günaydın ve binnur kaya paylaşıyor onlara settar tanrıöğen, ilker aksum ve serra yılmaz eşlik ediyor..

  Filme geçecek olursak işinde başarısız , ailesinden memnun olmayan, fazla arkadaşı bulunmayan, zampara fakat parasıyla… bir elektrikçi adam olan celal ile(engin günydın), kocasından başka birşeyi olmadığını düşünen, tamamen saf, babasının almanyada çalışıyor olmasından dolayı az çok birikmişi bulunan bir ev kadını olan sevilayın (binnur kaya)kocasıyla aralarındaki ters elektrikten dolayı ortaya çıkan sonuçları ele alıyor..

  Celal gönlünü pavyonda çalışan sibel adında kadına kaptırmıstır, fakat gönlünü kaptırdığı sibel ise celali fazla önemsememektedir, hatta birde ağır abi olan sevgilisi vardır.. celal abisiyle sık sık kadının çalıştığı pavyona gitmektedir. Sevilay ise vekil olan bir kadının evine gitmekte ve ona yardım etmektedir genelde ona yemek pişirerek yardım ediyordur.. celal ve sevilayın birde ergen çocukları vardır oda bu boşluktan istifade edip komşu kızı olan sevgilisiyle akşamları samanlıkta gizlice buluşuyordur…celal karısının ondan para sakladığını bilmektedir ve arada küçük meblağlar aşırmaktadır bundan sevilayın haberi yoktur.. celal sibeli elde edemeyince hain bir plan düzenler, karısını kaza süsü vererek öldürüp, hem paralara hemde sibele kavuşmaktır amacı, fakat planlar herzaman düşünüldüğü gibi gitmez gerçeğini düşünemez…

 Şimdi buraya kadar okuduysanız ulan bu nekadar karışık yazı diye düşünenleriniz olacaktır, o benden değil filmin konusundan kaynaklanmakta,işte filmin adı bu yüzden vavien…

  Oyuncu performanslarına gelirsek filmin açık ara yıldızı binnur kaya! Bu kadında çok farklı bir ışık var, dünyaya oyuncu olmak için gelmiş. Film boyunca performans düşüklüğü yaşamıyor hep aynı mükemmellikte tutuyor performansını en yavaş sahnelerde abartısız mimikleriyle filme çekiyor sizi. Oturuşu kalkışı, çay bardağını tutuşu, şivesi herşeyiyle cuk diye oturmamış giymiş rolünü.

 Engin günaydının işi daha zor tabii burhan karakteriyle girdi çoğu kişinin hafızasına ordan soyutlaması gerekiyordu kendisini, şive olarak fazla bir değişiklik yok iki karakter arasında ama celal karakteri daha köşeli ve yavaş bir karaktere sahip..saçlarının filmde sarı olmasıda burhan karakterinden soyutlamak için celali.. özellikle binnur kaya ve settar tanrıöğen ile olan sahnelerde müthiş paslaşmalar yapmış, hatta diğer iki ismi yukarıya çeken engin günaydın olmuş..hiç rol çalmamış , buna çok dikkat ederek izledim filmi özellikle avrupa yakasında müthiş rol çalıyordu diğerlerinden ama binnur kaya karakteri girince diziye bu rol çalmalar tam bir şahasere dönüşüyordu dizide.. işte filmde bu sade filmde bile o rollerdeki paslaşmalar, konuşmadaki zamanlamalar, ses tonları, diğer karakter konuşurken lafını kesip bindirmeler (arabadaki sahneler) filmi sizlere gerçek bir hayat gibi sunuyor.. engin günaydının çocuğu ile olan ilişkisi harika canlandırılmış, oğlunu mastürbasyon yaparken gören celal çılgına dönüyor, aynı oğlunun komşu kızıylada samanlıkta yakalandığını hatta bunun ilk defa olmadığını öğrendiğinde yüzünün aldığı sekildir oyunculuk.. daha sonra oğlunun yanına gidip ona afferin lan demesi, omzunu sıkıp, kafa güreşi yapması, en sonda bir tanede sağ kroşe atması ‘’türk babası’’ figürünü yüzümüze ardı ardına çarpmış halidir.. tabi burda o ergen çocuğu canlandıran gencide tebrik ederiz..
   Diğer yan karakterler filmin temposunu bir an olsun düşürmemişler, zaten settar tanrıöğen deyim yerindeyse bu işin uzmanı olmuş, diğer deyimi yazıcaktım vazgeçtim saygıdan;D ilker aksum birkaç sahnede görünüyor oda ağzınıza çalınan bal gibi duruyor, o engin günaydını sorguya çektiği andaki bakışları atan adam en iyi yardımcı rolünü orada hakediyor.. keşke daha uzun süre alabilseymiş, filmde ona göre bir eğilimde var aslında fakat konu dağılmaması için yapılmış bir hamle.

  Çok uzattık bol bol spoiler verdik.. ama bu yazı filmin yanında okyanus göl gibi kalır.. mutlaka izleyin derim.. son söz tekrar engin günaydına, bu adam isteseydi burhan altıntop adı altında bir film çekerdi yaptığı gişe vavieni ona katlardı, o zoru seçti türk sinemasına kalıcı bir iş bıraktı bu hareket için bile izlenir bu film.. korsan değil ama.!

7 Mayıs 2010 Cuma







TARAFTARIN ISTEDIKLERI

besiktasta en cok kimi gormek istersiniz diye anket actigimda henuz quaresma borsaya bildirilmemisti.. ilk uc gun deco rakiplerine fark atarken Q7 haberiyle cumbur cemaat oylar Q7 a akti.fakat bu sonradan Q7a gelen oylar 1.lik icin yeterli olmadi, deco ilk uc gunde aldigi oylarladfa olsa %37 lik kismin oyunu aldi, Q7%32yle bir at boyu gerisinde kaldi portekizlinin.. kuranyinin cska moskovaya gideciginin haberleri yapilmasindanmidir yoksa bobodan memnun olmaktanmidir bilinmez kuranyi  en az oyu alip beni sasirtmistir acikcasi, ondan en az ikincilik bekliyordum. oylarin sadece %8 ini aldi, kalou gecmeyi basardi kuranyiyi, %21 lik gibi bir oranda oy aldi.. iki kanat adaminin bu kadar yuksek oy almasi bence bu sene o mevkide bobo, ekrem, ismail, yusuf, tello, holosko gibi alakasiz devsirme isimlerin ve serdar gibi formsuz oyuncularin oynamasinin bir disa vurumu..krasici ankete koymadim cunku en cok onun oy alacagini tahmin ediyordum, fakat transferi su asamada imkansiz gorundugu icin koymadim ankete...
 yerliler kategorisinde bonservisi olmamasi ve turk oyuncular icinde en buyuk kariyere sahip olan isim hamit oldu, %43 le oylarin yarisini aldi. diger yerli oyuncu volkan sen yine bir kanat oyuncusu %35 le ikinci oldu ve tuncayi geride birakti, bunda genc olmasi ve bu sezonki performansi onemli etken gibi gorunsede, tuncayin fenerbahceli olmasi ve nihatin yurtdisindan gelip facia performansi bence daha etkili oldu.. murat ceylana eskisi gibi bir ragbet yok,taraftar arasinda gecen yil en cok ismi gecen, istenen yerli olmasina ragmen bu sezonki kotu performansi ve o bolgede necipin olmasinin verdigi dezavantajla ancak %12 de kaldi.. ama biz yinede temkinli olalim nede olsa antepin topcusu..
 sonuclar bize gosteriyorki tarftar oncelikle safkan  hucumcu kanat oyuncusu istiyor. fakat yabanci kategorisinde deconun Q7i ve kalouyu gecmesi birde oyun kurucu ortasaha ozleminin oldugunu gosteriyor. yerliler icinde emre disinda o tip oyuncu ne yazikki yok, 10 yil dahada gelmez, biz o treni sergenle kacirdik!  tabata ve delgadoya guvenip yola cikarsak sezon ortasi gelemden hararet yapar tribunler dikkat!

6 Mayıs 2010 Perşembe

DEGISEN BIZ DEGILIZ, FUTBOL

fotografi futbolla ilgisi olmayan bir adama gosterdigimizi varsayalim ve soralim bu ne aga? heralde sampiyon olmus bir takim soyunma odasinda cekilmis  foto der.  iste gunumuz futbolundaki degisimin en buyuk gostergelerinden hatta en onemlilerinden biri, sampiyonlar ligi, gectigimiz hafta tottenham SL icin yaristigi manchesyer city'i yenerek adini sampiyonlar ligi elemelerine yazdirdi ve soyunma odasinda adeta sampiyon olunmuscasina kutlanmis bu basari, sonucta tottenham uzun lig maratonu sonucu ingiliz devi liverpoolu, milyon dolarlik transferleriyle manchester cityi, son yillarin en formdaki  aston villasini gecmeyi basardi, sampiyonlar ligi elemelerini gecmeleri halinda klup kasasina en az 15 milyon euro bir meblag girecek, yildiz oyuncu transfer ederken SL kozu kullanilacak, eldeki yildizlar kadroda tutlabilecek, klubun avrupada prestiji artmis olacak, reklam paylari artacak, havuz gelirleri genisliyecek, kombinelerde ve biletlerde mutlaka zamma gidilecek vs...
 artik profesyonel klupler sadece sampiyonlugu degil avrupa biletinide dusunuyor olmasi sampiyonluktan kopus sonrasi ligi birakmiyorlar, buda futbolseverlere lig boyunca zevkli karsilasmalar izlettiriyor,  lig boyunca sampiyonluk cekismesi, sampiyonlar ligi, avrupa ligi, kumede kalma mucadelesi derken futbolseverler devamli iddiali karsilasmalar izliyor. su ilk 7 sonrasi takimlarada bir kupa uydururlarsa hicte fena olmaz diye dusunuyorum..

NELER OLUYOR HAYATTA

ibrahimovic ve pigue ikiside yakisikli cocuklar. fotografi gorunce afalladim olamaz dedim bunlar yapamaz bunu. barca, madrid medyasi tarafindan karistirilacaktir. ayni barca medyasinin bir kac yil once gutinin benzer fotograflari ciktiktan sonra yaptiklari gibi. hani kameralar o animi yakalamis diye dusunuyorum. bizim basimizada geliyor bazen haberin olmadan birinin fotografi cekmesiyle beraber hic olmadik bir poz veriyosun. hersey olabilir, buradan kimseye itiraf atmiyorum, insanin basina bazen oyle olaylar gelebiliyorki hani ulan ben simdi bunu  nasil acikliycam durumu oluyor, hakli olsanda durum itibari ile haksiz oluyorsun.
fotonun ne zaman cekildigi hakkinda haberim yok, ama kuskularim var! belkide fotograf daha once cekildi ve bu kritik haftalara kadar bekletildi. simdi basina suruldu. turk degilmiyiz her yerden bir hinlik cikartiriz..
bu fotografa gerekli yorumlar yillar oncesi yapildi zaten birde bizim ustunu kazmamiza gerek yok.. bu fotografi o an olarakta acikliyamazsin, "ya ben arkadasin yanagindan opucektim sasirmisim biranda dudaklarinda buldum kendimi"...

4 Mayıs 2010 Salı

BİR HAYAT DERSİ

  cok enteresan hikayeleri, anektodlarida beraberinde getirdi sampiyonlar ligi maclari.. her anlamda bir hikaye cikarmamiz mumkun.. sezon basinda realmadridin cilgin transferlerinin yaninda, barcelonada bos durmamis eto'o yu gonderip ibrahimovici almisti, tabii bunu intere 40 milyon euro vererek yapmisti. dun gibi hatirliyorum ibrahimovicin transferi netlesmeden once twittera yazdigi notu, artik avrupada kupa kazanmanin zamani geldi yazmisti.. ve eklemisti ispanyolca dersler aldigini, barcelonanin interden cok daha iyi klup oldugunu belirtiyordu devamli. inter hic zorluk cikarmadi, morinhonun, hedeflerine inanmayan futbolcuyla isi olmazdi.. etoo milanoya indiginde mourinho kendisi hakkinda hep istedigim futbolcuydu dedi, bunun sebebini daha once oynadiklari barca-chelsea sampiyonlar ligi maclarinda onda gordugu kazanma istegi ve kaybetmeye tahammulu olmayan bir futbolcu olmasinin etken oldugunu belirtti..
  ispanyanin madrid yakasinda takima ronaldolar , kakalar, alonsolar gelirken, hollandali kiyiminada ayni anda baslanmisti, takimdan kovulurcasina sneijder ve robben kapi onune koyulmus bu ikiliden robben almanyaya sneijder italyaya goc etmisti.. sonrasi malumunuz..gittikleri takimlarla beraber heralanda zirveye yuruyus..
  ispanya ve ingiltere ligi son yillarda barca ve manu sayesinde zirve ligler olarak gosterilmeye baslanmisti..premiere lig ronaldoyu la ligaya kaptırınca prestijde kaybetmiş oldu. La liga ise dünyanın en iyi iki futbolcusunu liginde bulundurarak tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Herkes messi ve ronaldo kapışmasını izlemek için can atıyordu.
  Serie a dada durum farklı değildi, ligin en değerli oyuncusu olarak gösterilen ibrahimoviç kaybedilmişti. Onun yerine daha çok takım oyuncusu olarak gösterilen eto’o ve bir türlü gerçek potansiyelini sezona yaymayı başaramayan sneijder katılmıştı serie a ya..
  Budnesliganın dinamosu bayern ise ribery real madrid savaşından galip çıkmıştı. Ribery devamlı reale gitmek istediğini dile getirdi, benzema madridten son dakika haberleri yayınlıyordu devamlı ‘’riberyle konuştum gelmek istediğini söyledi’’,’’ribery takımında mutsuz’’,’’doğuştan realmadridyliymiş aslında’’ gibi pepenin ronaldo transferindeki misyonu üstlenmişti ama başarılı olamadı. Bunda bayernmunich takımının sağlam bir yönetime ve güçlü ekonomiye sahip olması önemli bir etkendi.
 Sonuca gelirsek ibrahimoviç ŞL kupası için geldiği barcaya eski takımına elenerek veda etti, etoo hali hazırda 2 tane ŞL kupasına sahip üçüncüsüne doğru gidiyor ee artık oda pastanın üzerindeki kremanın üstüne konulan kirazı olur, realmadridte perez bir türlü akıllanmadı, ronaldonun, kakanın, van der vaartın,alonsonun olduğu takımda forvet 35 lik raul, çömez higuain, balon door benzema olmaz. Kaka yerine torres yada villa olsa iki kupa kucaktaydı. Robben almanyaya giderek kariyer zirvesini yaşıyor, her maçta olmaz artık denileni olduruyor,sneijder interin anahtar adamı konumunda, barca etooyu sattığı için dizini dövüyor, üzerine -40 milyon dolarda cilası,bonus sorun ibrahimoviç,la ligamı premiere ligmi derken ŞL finali Serie A-Budnesliga.sneijder ve robben ŞL finali için gidecekleri madride maçtan sonra van der vaartıda alıp bir güzel kafaları çekip ordan doğru güney afrikaya uçacaklarmış..

2 Mayıs 2010 Pazar

1 mayis

hepimizin bayrami kutlu olsun

ziya doganin eseri

ligde ne bir iddiamiz var  ne bir heyecanimiz kalmis , derken kadroya bakiyorum necip, ismail, ridvani ilk 11 de gorunce biraz heyecanlaniyorum. hemen oturdum tv nin karsisina sanki bir iddiamiz varmiscasini izlemeye koyuldum maci. tum sezon boyunca taraftarini hucum organizasyonlarinda sac bas yolduran takimdan ozellikle  ilk yarida  eser yoktu.. bunda ozellikle ismailin payi cok buyuktu, hucumlara devamli cikti ve paslari hem dogru yere hemde isabetli atti..ridvaninda hakkini verelim hucumlarda atraksiyonlarin icinde oldu.. nihat formunu yeni yeni buluyor, mustafa denizlide taraftarin isyanini duymus olacakki duran toplari tello yerine nihat kullandi..tam bir sene tello ve ondirek sevismesini izledik ne var o on direkte anliyamadim bir senede, ilk golde nihat arka direge kavisli kesti, fink ortaya cevirdi  ibrahim toraman bos kaleye ufledi.. yakin cekimde ibrahim toraman aslinda hicte memnun degildi nihat topu arkaya kestiginde, topu onunde bulunca biranda colde vaha bulmus gibi sevindi, oda heralde ulan tum sezon arkaya kestiniz ben on direge kosuncami arkaya kesiyosunuz diye isyan etti..
  necip her gecen gun uzerine koyuyor bugun inanilmaz savasti diyarbakirin kasap ortasahasiyla, paslarida yerindeydi ve sogukkanli bir sekilde toplari dagitmasi ilerisi icin umit verdi, blogu okuyanlar fazla genc oyunculari degerlendirmedigimi bilir, cunku yaniltir genc oyuncu, necipi hemen hemen 5-6 macta izledim ve yukselen grafigini gozlerimle gordum.  sanirim besiktasin altyapisindan eli ayagi duzgun bir ortasahaya kavusucaz yillar sonra...
  ikinci yari sezonun kopyasi gibiydi, o ilk yarida ayaga pas yapan topu inatla sabirla ceviren takim gitmis yerine vur gitsin takimi gelmis, hemen cezayi kesti diyarbakir.. rustude bir iyi bir kotu, o topa cikmasa tazameta topla disari gidicekti.  golden sonra besiktasi biraz daha konsantre gordum. ama hucum anlaminda cok degisen birsey yoktu, bugun bobonun o bireysel cabalariyla diyarbakirli oyuncuya kendi kalesine gol attirmasa maci cevirebilirmiydik bilmiyorum, mac 2-1 olunca diyarbakir dagildi, ridvan hocanin deyimiyle helva oldu..
  ilk yaridaki macta tekme  tokat dovmuslerdi inonude bizi.. hey gidi gunler o gunku macta yerden kalkmayan diyarbakirli futbolcular bugun deli danalar gibi kosuyordu disari giden toplarin pesinden...mactan sonra yere goge sigdiramamisti buyuk skor yazarlarimiz d.bakiri.  sonuc ortada, ziya doganin cag disi futbol mantalitesi iste bu, rakip takimi tekme tokatla sindirmek, gol yemedigin surece zaman gecirmek, durup dururken kendini hulya kocyigit gibi yere birakivermek, sonuc diyarbakir kumeye...  ziya hoca cikti gitti ortada ne bir sistem var nede organizasyon..
 sonuc besiktas prestij macinda ilk yarida ozlenen futbolu izlettirdi bizlere,  ikinci yarida gecmise donusu izledik, artik soz yonetimde! bu takim bir turlu besinci vitese takamiyor taktigindada 10 dakika surmuyor o hizimiz, arbanin devri yukseliyor.. yaptigim ankette deco onde gidiyor, yonetim duyarmi sesimizi?

1 Mayıs 2010 Cumartesi

turk insani sendromu

          "gereksiz bir spor kimse ilgilenmiyor zaten bence kendini bitirme yasemin"


bu sozler bir yayin kurulusunun yasemin dalkilicin dunya rekor denemesinden saglik sorunlari nedeniyle cekildigini acikladiktan sonra habere yapilan yorum...vahim.. gectigimiz gunlerdede buna benzer bir yorum gormus buraya tasimistim yorumsuz olarak. ama buna yorumsuz kalamiycam..
 iste turkiyede dusunce bu, eger yaptiginiz is ne olursa olsun o isle, alanla, konuyla cok fazla kisi ugrasmiyorsa o bos is.. siz bu iste yasemin gibi dalinizda dunyanin en iyilerinden birisiyseniz bile bizim icin bir bok ifade etmiyor..
  birde yorum yapan arkadas nasihatte bulunmus "kendini bitirme" diye ogut vermis.. simdi senin kendini bitirme dedigin sahisin gecmisine bak, hayatini neyle kazanmis ona bir bak, nerede okumus, nasil bir aileden gelmis, kactane dunya rekoru kirmis.. muhtemelen futboldan baska bir spor oldugununda farkinda degil bu guzel arkadas..kendini bitirme dedigin kisi bu sporun kendi alaninda  messisi, ronaldosu yada rooneysi.. iste bu kafalar yuzunden olimpiyatlarda yokuz, siyah derili fakir ailelerin, ulkelerin evlatlarini alip madalya kazandigimizda medyanin karsisina cikip gururla konusabilen spor, olimpiyat yoneticilerimiz var.. alaninda profesyonel oldugumuz, herkesten cok bildigimiz futbolda o yuzden dunya kupasinda yokuz son 8 senedir.. o yuzden yuz yilda bir UEFA kupasi alip onuda sansa baglayan yoneticilerimiz baskanlarimiz var. o yuzden bir futbolcu uc gol atinca metin oktay olabiliyor, sorumsuz davraninca sen kimsin ulan denebiliyor bu ulkede..O yuzden ne ata sporu kaldi bu ulkede nede yeni sporlar geldi guzel yurduma. varsa yoksa bir bok atma, kulp takma, begenmeme,  kiskanma..
  o yasemin kanseri 5 senede yendi ama sizin gibi geri kafalilari dunyadaki tum aydinlar gelse yenemez cunku anlamazsinizki.. ne izlediginizden zevk alabilirsiniz ne guzel bir yemekten tat alabilirsiniz nede yagmur sonrasi o toprak kokusun begenirsiniz.. tesekkurler yasemin  bu ulkede az da olsak arkandayiz..